HAKKIMIZDA

SİPERAL

Dijital Egemenlik ve Siber Güvenlik

Dijital egemenlik genellikle bir politika konusu olarak ele alınır, ancak bir şirket açısından bu konu pratik bir meseledir: Bir hizmet sağlayıcı şartlarını değiştirirse, fiyatlarını artırırsa, hizmetini durdurursa veya bir güvenlik ihlali yaşarsa, sistemleriniz çalışmaya devam edebilir mi ve verileriniz size ait kalabilir mi?

Güvenlik ve egemenlik, aynı sorunun iki farklı yönünden bakıldığında ortaya çıkan kavramlardır. Her türlü dış bağımlılık, aynı zamanda bir saldırganın yararlanabileceği bir yoldur. Siperal, saldırı odaklı güvenlik alanından gelmektedir ve biz de öncelikle bu bağımlılıkları tespit ederek işe başlıyoruz. Ardından, tamamen müşterinin kendi ortamında çalışan yazılım ve hizmetler aracılığıyla bu bağımlılıkları ortadan kaldırıyoruz.

Vizyon

Kendi alanınız, kendi kurallarınız, dijital geleceğiniz.

Misyon

Dijital hegemonyayı kırmak; egemenliği tesis etmek.

Dijital Egemenlik Bir Tercih Meselesidir

Onlara karşı, gücünüz yettiğince kuvvet hazırlayın. — Enfâl, 60
Savaş, enerji baskısı, siber tehditler ve ağ kesintilerinin arttığı bir dönemde dijital güç; kendi sunucunuzdaki modeldir, kendi duvarlarınızın ardındaki yazılımdır, dışarıya borçlu olmadığınız altyapıdır. Kuvvet hazırlamak, bir güvenlik duvarı satın almak değildir; bağımsız çalışabilen, kendi kendine yeten, dışarıya muhtaç olmayan bir sistem kurmaktır. Sisteminiz sizi değiştirmeden önce, biz sistemlerinizi değiştiriyoruz.
Tam bağımsızlık; ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkündür. — Mustafa Kemal Atatürk, 1923
Atatürk bu sözü söylediğinde, üretemeyen, kendi altyapısını kuramayan, dışarıya muhtaç bir milletin gerçek anlamda özgür sayılamayacağını kastediyordu. Bugün aynı bağımlılık farklı bir kılıkta yaşıyor: Sunucularda, bulut hesaplarında, aylık abonelik faturalarında, yabancı veri merkezlerinde. Kuruluşunuzun dijital altyapısını kendi toprağında, kendi kurallarıyla inşa ediyoruz.
Bilim ve teknik nerede ise oradan alacağız ve herkesin kafasına koyacağız. — Mustafa Kemal Atatürk, 1922
Teknolojiyi almaktan korkmuyoruz. Ama almak ile kiralamak arasındaki farkı biliyoruz. Kiralanan teknoloji, sahibinin kurallarıyla çalışır; sahibinin sunucusuna veri taşır; sahibi istediğinde kapanır. Biz kuruyoruz — kiralamıyoruz. Bilimi alıyoruz, technique'i alıyoruz, ama onu kendi toprağımıza ekiyoruz. Sonuç, sizin olan bir altyapıdır: kapatılamaz, el konulamaz, faturası kesilemez.
Allah, bir toplumun maruz kaldığı şeyleri, onlar, birey olarak içlerindekini değiştirmedikçe, değiştirmez. — Ra'd, 11
Değişim bir niyet beyanıyla başlar, ama bir sistem kararıyla anlam kazanır. “Dışarıya bağımlıyım” diyen kuruluş, o bağımlılığı körükleyen altyapıyla kaldıkça değişmez. Önce içteki kararı verin — teknolojiyle ilişkinizi yeniden tanımlayın. Sonra altyapıyı kurun. İşte o zaman değişen bir kuruluş olursunuz. Biz bu kararın aracıyız: niyetinizi, elle tutulur bir dijital egemenliğe dönüştürüyoruz.
Murat Aydın
Kurucumuz

Murat Aydın, sistemlerin neden çöktüğünü, verilerin nasıl çalındığını ve savunmaların nerede çöktüğünü bizzat sahadaki her kademede gördü. 15+ yıldır siber güvenlik, bulut mimarisi ve yazılım geliştirme tecrübesiyle Fortune 500 şirketlerine, devlet kurumlarına ve kritik altyapı projelerine danışmanlık ve geliştiricilik yaptı.

Merkez bankalarının dijital para projelerinin (CBDC) güvenlik mimarisi, otomotiv devlerinin üretim hatları, endüstriyel kontrol sistemlerinin güvenliği ve devlet sistemlerinin geliştirmesinden testlerine uzanan bu yolculuğun ortaya çıkardığı öğreti: kuruluşların yaşadığı her büyük güvenlik felaketi, yanlış bir bağımlılık kararının sonucudur. Bu şirket, o kararı tersine çevirmek için kuruldu.

Kuruluşların dijital geleceği başkasının altyapısında kiracı olarak değil, kendi toprağında egemen olarak şekillenmelidir. Dijital hegemonyanın sona ereceği yer burasıdır.